18 Temmuz 2014 Cuma

Yirmiüçün Sonunda



Yürmiüçün sonunda bir gecenin başında
Süzülürken gözlerin üzerimde
Bir yaman edayla savruldu yıldızlar
Aya kaldı gece çırılçıplak
Zamirleri doğradı ulu orta bir bıçak
Sen’i bıraktı kan revan
Gerisi başka dillere mübah
İlahi sırra böyle gideceğim
Sen deyip yarım akıl susarak


Şüphe emziren iklimler geçirdim
İklim gaybın küçüğü gibiydi.
Kara saçlarında üvey ak,
Apaydın yüzünde kahpe çizik oldu da
Sus pus iklimler geçirdik
İklim biz’in örtüsü gibiydi.


Yirmiüçün sonunda
Bir lacivert geceydi.
Birkaç adım öteydi esaretin
Attım, ayak sesim korkak
Gidişlere tövbeli bir inatla
Can aldık, gökten utanmayarak
Defalarca dirildi yerli yersiz
‘Ben’ dedim bu, elinden tutmalı!
Elleri onmaz bir tevekkülde
Elleri kurak…

Uzlaşı

Tüm ağıtlar yakıldı. İsli kazanlarda goncasıyla gülüyle Bilinmez zamandır dolaşık düğümüyle Dini imanı olmayan bayramları hariç tutup Kandil...