17 Ekim 2016 Pazartesi

Düş'ünce


/Bir Endülüs sokağında bırakılabilirdi adım
Benzer bir zarafetle yüz sürerdim toprağa
Küffar bilirdim katilimi
Bir şansmış gibi koyardım aklıma/
...

İşte ay ışığı, işte gecenin ırzı
Körpe körpe uykular soluyor kara gözlerde
Kimsenin bilmediğine dalma saatleri
Ve mecalimin reddetmediği cenk vakti
Benden ötesi ile vuruşuyorum
Susmanın şerefine e
lelcek kaybediyorum 


Kuzular nefsine doluyor zırhını
Kuzular şahin oluyor...


Mahzursuz denebilirdi hatrımın kırıklarına
Taksim ve tanzimi boğazıma dizilmiş hatrım!
Alçakta idim vurulduğumda
Okunmuş hayatlardan kaçarken
Son kez ve var güçle merhamet diliyordum
Cennet çiğneyen kadınlardan
Mevsim g
erçek bir sonbahardı vurduklarında
Düştüm; dargın, yılgın, çok damarlı
Dökülenler gövdemden fazla


Kuzular nesine doluyor aklını?
Kuzular narin oluyor...


Uzlaşı

Tüm ağıtlar yakıldı. İsli kazanlarda goncasıyla gülüyle Bilinmez zamandır dolaşık düğümüyle Dini imanı olmayan bayramları hariç tutup Kandil...