Bırak beni efendim
Semahında inceldi bileklerim
Başım dönmüyor huzurunda artık
Vasfına iman ettim
Us(l)andım esmer narında
Suretinde sebebim bildim
Bırak beni efendim
‘El değmemiş’ emeğini giyindim
Fazlarım sana uyarlı
Zahir mana dolmadan
Bırak beni efendim
Gecene şavkı düşmeden yaman güllerin
Zihnimi Yunus’un ‘boşa’ zannı sarmadan
Kansız ihtilallerin meşhur faili olmadan
Düşmeden yüzüm, dolmadan gözüm
Kopmadan Hafaza’nın kaleminde kıyametim
Beni bırak efendim
Bırak beni pirim
Yemin olsun oniki imamı öğreneceğim
Ulu ozanlarla savaşım bir
İkrarımı Halep’ten getireceğim
Bu secdegahım maşuk için sanılır
Kerametin bilmeyecek nadan değilim
Islah olmaz düşlerim ayan olmadan
Hatrımda şimdilik, handem yad olmadan
Ateşim masumların yüzünü yakmadan bırak
Minnetin beni zehre boğacak
Tutkun, çağımda düşük yapacak
Kayıtsızlığın sırr-ı imtihan
İlmim çarmıhlara dolanacak!
Evlerinin önü bitmeyen türkü
Hakikat makamı ağıt söylerim
Sesim bağrımdan yanık...Hayır değil
Bağrım ateşi cehenneme az gelir.
Bağrım ateşi bir dem sönsün
Beni bırak beyim.