Bir varlardı bir yoklar
Bank bank zimmetli anıların içinden
Benzerinin bir başka benzeri aşklarla
Geçecek bir çoğu ağırlaşan gölgemden
Dilsiz ezberlere zorlanacağım
Tenezzül bekleyen kulun işleri;
Bir kadın birkaç olacak
Bir adam birkaç adam
Aynı masada sırıtan iki heveskar
İlk mi ilk son mu son
Bir çift olacaklar nesirleşecek hisleri
Bir var oluyorlar bir yoklar
Ağustos başı zaman aşımı içindir.
Delikanlı imasında ve imlasında bir bey
Kadim bekleyişi peyda olacak konuştukça
/Garson bırak şimdi asitli şişeleri/
Saçlarına kadar utangaç bir taze
Hatırı sayılır bir ayrılık kadar sevmiş
Hiç sevmemiş gibi gidecek
Gidebilecek bu beyefendi!
/Garson hesabı sen sor/
Tunç inatlı yetimler kalacak dallarımda
Asi başından okşanmamış hiçbiri
Bu parmaklar sığacak halkalara
Ez bunları sığacak bunlar
Tenezzül bekleyen var mı kuldan?
İşte ömrünü sunacak bu ensar
Ağyar değil eş sesli sinem, tenim
Ruhban kokuşlu ümidin son durağı
Burası, bu parmaklara güzar
Gün gibi gece gibi peşpeşe
Hep varlardı ama hiç yoklar
Sevmek kan-terli bir iştir.