Bu mevsim selamsız sabahsız
Bu hava geceleri suratsız
Bu soğuk cennet ıssızlığı
Bu asfalt yalnızlar çiftliği
Bu lamba sevda gizleyen
Bu sevda ateş söndüren
Bu kız büyüyüp ölecek
Bu bebek anasına küsecek
Bu mazlum benden davacı
Bu leylek cinnet tellalı
Bu camekan intihar meyilli
Bu kırmızı kaderin oyunu
Bu vagon yayan astronot
Bu dilenci son Vizigot
Bu yaprak ayıp örter
Bu uçak bomba sever
Bu ses ‘Tanrı' diyor Ulu
Bu kadın gözlerinden kirli
Bu kibrit yanarsa ısınacak
Bu eşkıya barış sıkacak
Bu İstanbul beyefendi katili
Bu zenciler sizli bizli
Bu şarkı bizi hatırlatır
Bu şehir iki kişiliktir
Bu pus benim nefesim
Bu benim kimsesiz halim…
14 Kasım 2014 Cuma
2 Kasım 2014 Pazar
Sonbahar Sevdiren
Ne tez solmuş bahtım avucunda
Ahir şeddeye muhtaç olmaz.
Sana bulanmış yazgıma diretme
Aşkın tehiri olur, terki olmaz.
Dudakların kızıl goncadan fazlası
Bir şiir doğar senden, serdarca
Geceyi yırtar heceleri, endişelenme
Teşbihin hakkı olur, hatası olmaz.
En güzel gülüşünü kendine demle
Yüzün kasımda çocuk, başkentte sıcak
Ülkede namlı ölüm yok deme
Zevalin elçisi olur, sen gibisi olmaz.
Yoktu sana kadar ‘bir Allah’ın kulu’
Senden öncesi bican sonrası bir can
Yetim düşüm Olduran'a teslim
Kabulü yanın olur, ateş olmaz.
15 Ekim 2014 Çarşamba
Asya'nın Kızı
Sayım, kıyım, sayım, kıyım
Uygar benliğim, ilkel yanım
Sehpada güzel çiçekler
Lakin mihrabım ateş
Umurumun aklı yarım
Asya’dan sevmeli Asya’dan
Han susarken…
Diyar diyar hasta bedenler
Küf tutmuş sevgi dediklerini
Korkuları bağışlamaz talihli eller
Bilmezler Meryem nereli?
Asya’da sevmeli Asya’da
Güneş doğarken…
Felek göğe değmeden uzanır yanıma
Zaten meşk de kesat
Ah’a doymaz olsun gönlüm
Kınında asırlık ızdırap
Asya’yı sevmeli Asya’yı
Soluk alıp verirken…
6 Eylül 2014 Cumartesi
Sırr-ı İmtihan
Bırak beni efendim
Semahında inceldi bileklerim
Başım dönmüyor huzurunda artık
Vasfına iman ettim
Us(l)andım esmer narında
Suretinde sebebim bildim
Bırak beni efendim
‘El değmemiş’ emeğini giyindim
Fazlarım sana uyarlı
Zahir mana dolmadan
Bırak beni efendim
Gecene şavkı düşmeden yaman güllerin
Zihnimi Yunus’un ‘boşa’ zannı sarmadan
Kansız ihtilallerin meşhur faili olmadan
Düşmeden yüzüm, dolmadan gözüm
Kopmadan Hafaza’nın kaleminde kıyametim
Beni bırak efendim
Bırak beni pirim
Yemin olsun oniki imamı öğreneceğim
Ulu ozanlarla savaşım bir
İkrarımı Halep’ten getireceğim
Bu secdegahım maşuk için sanılır
Kerametin bilmeyecek nadan değilim
Islah olmaz düşlerim ayan olmadan
Hatrımda şimdilik, handem yad olmadan
Ateşim masumların yüzünü yakmadan bırak
Minnetin beni zehre boğacak
Tutkun, çağımda düşük yapacak
Kayıtsızlığın sırr-ı imtihan
İlmim çarmıhlara dolanacak!
Evlerinin önü bitmeyen türkü
Hakikat makamı ağıt söylerim
Sesim bağrımdan yanık...Hayır değil
Bağrım ateşi cehenneme az gelir.
Bağrım ateşi bir dem sönsün
Beni bırak beyim.
1 Ağustos 2014 Cuma
Su(ç)suz Türkmenim
Görklü Tanrım böyle buyurdu
Güneş bir emireri, ondan kavurdu
Güneş tepede katmer katmer
Kuyulara su, Türkmene baht ver!
Adım asil, çağım katil
Sahipsizliğim Hakk'tan
Ahımla biter bu devir!
Öcüm bir degil bin
Fikrim sulh degil kin.
Balama kabri elimle açıyorum
Bana aldığım soluk zehir.
İffetsiz gölgeler bile
Dayandı garip boğazıma
Birkaç asırlık kan verdim toprağa.
Gök yeleli kahramanım nerde?
Gök yelelim belki beşikte
Belki süt istiyor anasından
Anası canını arıyor
Sapkın ayaklar altından.
Yaz günü, temmuzda
Nifak savurdular sokağıma.
Mezhepsizler bize gayrılık biçtiler
Yıktılar, yaktılar direğimi
7 kıtaya tamah etmeyenler.
Neft varmış ayağımda
Burnumdan getirdiler.
Neft değil suya açım
Sesimi arap pazarında sattılar,
Tanrım sana el açtım.
Gazabını göster kün vakti
İmansız iri göğüsleriyle
Kahret ağzı eğrileri.
Gözleri kara delik bunların
Gözleri pis çukur
Gözleriyle hakkı vururlar
Dindiren yok, ateşimiz yanar durur.
Güneş bir emireri, ondan kavurdu
Güneş tepede katmer katmer
Kuyulara su, Türkmene baht ver!
Adım asil, çağım katil
Sahipsizliğim Hakk'tan
Ahımla biter bu devir!
Öcüm bir degil bin
Fikrim sulh degil kin.
Balama kabri elimle açıyorum
Bana aldığım soluk zehir.
İffetsiz gölgeler bile
Dayandı garip boğazıma
Birkaç asırlık kan verdim toprağa.
Gök yeleli kahramanım nerde?
Gök yelelim belki beşikte
Belki süt istiyor anasından
Anası canını arıyor
Sapkın ayaklar altından.
Yaz günü, temmuzda
Nifak savurdular sokağıma.
Mezhepsizler bize gayrılık biçtiler
Yıktılar, yaktılar direğimi
7 kıtaya tamah etmeyenler.
Neft varmış ayağımda
Burnumdan getirdiler.
Neft değil suya açım
Sesimi arap pazarında sattılar,
Tanrım sana el açtım.
Gazabını göster kün vakti
İmansız iri göğüsleriyle
Kahret ağzı eğrileri.
Gözleri kara delik bunların
Gözleri pis çukur
Gözleriyle hakkı vururlar
Dindiren yok, ateşimiz yanar durur.
18 Temmuz 2014 Cuma
Yirmiüçün Sonunda
Yürmiüçün sonunda bir gecenin başında
Süzülürken gözlerin üzerimde
Bir yaman edayla savruldu yıldızlar
Aya kaldı gece çırılçıplak
Zamirleri doğradı ulu orta bir bıçak
Sen’i bıraktı kan revan
Gerisi başka dillere mübah
İlahi sırra böyle gideceğim
Sen deyip yarım akıl susarak
Şüphe emziren iklimler geçirdim
İklim gaybın küçüğü gibiydi.
Kara saçlarında üvey ak,
Apaydın yüzünde kahpe çizik oldu da
Sus pus iklimler geçirdik
İklim biz’in örtüsü gibiydi.
Yirmiüçün sonunda
Bir lacivert geceydi.
Birkaç adım öteydi esaretin
Attım, ayak sesim korkak
Gidişlere tövbeli bir inatla
Can aldık, gökten utanmayarak
Defalarca dirildi yerli yersiz
‘Ben’ dedim bu, elinden tutmalı!
Elleri onmaz bir tevekkülde
Elleri kurak…
22 Haziran 2014 Pazar
Cadde Başında
Ben nisanı hüzne kurmuşum
Tik tak tik tak çalar sinemde
Havası soğuktur, rüzgarı yutmuşum
Eser de yangınım çoşar senemde
Cadde başında durmuşsun
Cadde başında durmuşsun
Yalnızlığıma bakan yamacında
Yorulmuş sabrıma gölge ararken
Üç direk bir garip çatı altına
Oturmuş da bir bey olmuşsun
Yoluma ferman verir ellerin...
Vara yoğa öfkem bulunur benim
Vara yoğa öfkem bulunur benim
Tutup onu aramıza koymuşum
Kurşun gibi yağmasına bakma
Az sonra kanadı kırılır her sitemin
Bir ben kalır masada bir de ellerin
Lat ve Uzzaya acımaz ellerin...
Nasipmis cehrene dünya gözüm
Nasipmis cehrene dünya gözüm
Bir kerahat vakti haram ile bir hoşum
Ne uzak ne yakın gibisin
Ne bildik ne yabancı gelir iklimin
Aklımın terkine seyirci Çalap
Karşımda bir rahmet bin azap
Önceden görmüş yazgımı ellerin
Kenan ilinde kaybolası ellerin...
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
Uzlaşı
Tüm ağıtlar yakıldı. İsli kazanlarda goncasıyla gülüyle Bilinmez zamandır dolaşık düğümüyle Dini imanı olmayan bayramları hariç tutup Kandil...
-
Haydi Bismillah! diyerek başladım. Kendi döneminde öyle veya böyle her insanın hayatına iştigal eden bu adamın tanıyanın kayıtsız kalam...
-
Tüm ağıtlar yakıldı. İsli kazanlarda goncasıyla gülüyle Bilinmez zamandır dolaşık düğümüyle Dini imanı olmayan bayramları hariç tutup Kandil...
-
/Bir Endülüs sokağında bırakılabilirdi adım Benzer bir zarafetle yüz sürerdim toprağa Küffar bilirdim katilimi Bir şansmış gibi koyardım akl...