29 Eylül 2015 Salı
Bülbülün Aslana Yakarışı-2
Aynı zamandı;
Şafak sökümüne kadar uzunca
Uzunca ve tek öğün karanlık bastı koynuma
Nur içi nâr, nâr içi nur hemdeminde
Sevdamı ufaladı parmak uçlarında
/…/
O aslan ki lâl, derin, halîm
İki kelâmsızlığın haşmetiyle
Boşalttı semâmı, düşman başına
Müjdemi geri isterim!
Demir pençeli rüzgârın üstüne
Kaç kanat çırptı şu ölmez denenler
Kaç dönencede öldüm dirildim;
Cürüm var, sır var, âlem var...
Yıkayın bu şehri kimse kötü değil
Senden özge yuvam mı var?
Bir temaşa arşta buncası
Değilse ya ben seni sever miydim?
Huyunu suyunu çileledi Bostancı
Sen garezinde ruhum üfledi
“Selam” dedi ey sabreden
Müjdemi geri isterim;
Bahar var, şiir var, naz var, söz var.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Uzlaşı
Tüm ağıtlar yakıldı. İsli kazanlarda goncasıyla gülüyle Bilinmez zamandır dolaşık düğümüyle Dini imanı olmayan bayramları hariç tutup Kandil...
-
Haydi Bismillah! diyerek başladım. Kendi döneminde öyle veya böyle her insanın hayatına iştigal eden bu adamın tanıyanın kayıtsız kalam...
-
Tüm ağıtlar yakıldı. İsli kazanlarda goncasıyla gülüyle Bilinmez zamandır dolaşık düğümüyle Dini imanı olmayan bayramları hariç tutup Kandil...
-
/Bir Endülüs sokağında bırakılabilirdi adım Benzer bir zarafetle yüz sürerdim toprağa Küffar bilirdim katilimi Bir şansmış gibi koyardım akl...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder