Rüzgar ırkı saçlarını
Koyarken koynuna
Gecenin, gündüzün ve gecenin
Habersiziz nasıl bulduk ellerimizi
Uğultunun en bakir koyunda
Bir güç tüm iradesiyle kurulu köşkünde
Alnıma çalar dudaklarını senin
Sen ben yine habersiziz, bu güç
Tek beşikte sallar uykumuzu
Rüyalara açarım gözlerimi içinde kan terin
Senin rüzgar ırkı saçların
Yastıklara vesika düşer
Rast geleni bilir
Yüzün fikrimi çalan bir deryadır avucumdaki
Kadife yanık kokusuna yüzünün
Yakarım birkaç bin alemi
Öyle doluyum ki taşsam sevgimi kusar
Betonlu kentler
Nazına oynamaya doğurulmuşum
Nazına bin kere talibim
Her şey saçlarını dağıtırken oldu
Ve olacak...
Gecenin, gündüzün ve yine gecenin içinde
Hikayem bir çift ele sığacak
16 Şubat 2020 Pazar
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Uzlaşı
Tüm ağıtlar yakıldı. İsli kazanlarda goncasıyla gülüyle Bilinmez zamandır dolaşık düğümüyle Dini imanı olmayan bayramları hariç tutup Kandil...
-
Haydi Bismillah! diyerek başladım. Kendi döneminde öyle veya böyle her insanın hayatına iştigal eden bu adamın tanıyanın kayıtsız kalam...
-
Tüm ağıtlar yakıldı. İsli kazanlarda goncasıyla gülüyle Bilinmez zamandır dolaşık düğümüyle Dini imanı olmayan bayramları hariç tutup Kandil...
-
/Bir Endülüs sokağında bırakılabilirdi adım Benzer bir zarafetle yüz sürerdim toprağa Küffar bilirdim katilimi Bir şansmış gibi koyardım akl...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder