şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Haziran 2020 Salı

Ey Giden Yaşım





Hayalimde kal
Lambalı bir masada
Tuhaf ve aklımda kalmayacak şeyler
Elimde sayfa sayfa eskirken kal
Yürmi üçünde bir gonca
Kaç bucak görecekse görecek
Şimdi en arık, en meşru baharla kal
Bağımda gazellerim güzel henüz
Aynada yüzüm
Ben şimdi bu akılla hoşum
...

Semt tüm isi odama yığma telaşında
Pencere kolunda asılı kal
Işıklara kapılıp öldür görüşteki karanlığı
Işıklar kadar sabırsızım kanıma girmeye
/Heyhat hep kendimedir edeceklerim/
Kara değil, gürbüz bir gecede ama
Kulağıma yığılmış ud taksimiyle kal


Ve mesela küften hallice dünyaya
Göğün zorba süsü bulanık bulutlara
Razı değilim
Gri, kaypakların ruhundandır
İçimi çekeceğim mavi solukta kal
Kuluyum işte sahibimin
Dokundum yere, çöktüm, serildim
Peşin peşin bakıyorum göğün üstüne
Son çağın ihtilali ol emrindeyken kal
Gülüşken yazılsın gül yazıma
Hasret tartmasın isterim güzüm
İlle de gideceksen yaşımdan
Yeni dün gibi hatırımda kal

8 Nisan 2020 Çarşamba

Ya Muhammed Ya Ali!

   İnsanın hayatına dokunulması ne unutulmaz şey. Ve doğrusu ne basit. Küçüklüğümüze dair birçok şeyi yarım yamalak hatırlarız. Ama bazılarını da eksiksiz, dün gibi. Ne zaman Ayetelkürsi okusam anneannemin yanında seccadesinin kenarına oturmuş bulurum kendimi. Ya da ne zaman Fil suresi okusam karşı komşumuz rahmetli Ali dedemi parkta banka oturmuş dizinin dibinde Didem'e Ebabil kuşlarından bahsederken izlerim. Özellikle bu iki hatıra bana 'tekrar'ın önemini gösteriyor. Çocuk aklım sure öğretme çabasındaki bu iki ihtiyarı hep o anlarda resmetti zihnime. Hiçbir çocuk kendisine ayrılan vakti, harcanan emeği ve verilen değeri unutmuyor. Kızım Ülker ile okuduğumuz tekerlemeler, dinlediğimiz şarkılar, türküler, marşlar hep bir tekrar üstüne. Bilmem kaç kez dinlenmiş Arkadaşım Eşek, defalarca gülüşerek söylenmiş Komşu Komşu Huu ve Alageyik şiiri gibi kızımın zihninde rengarenk çizilecek hatıralar olacak. Biliyorum ki yıllar geçince gülümseyerek anacak her duyduğunda.

   Küçükken anneanemin evimizde olduğu günlerde öğrettiği ve yatarken söylediğimiz anonim halk edebiyatında ninni sayılan benim tekerleme sandığım dizelerle bitiriyorum. Okunan yörelerde değişiklik gösterse de benim bildiğim ve kızıma öğreteceğim bu şekilde. Sözlü olarak öğrendiğim için yazımda hata olabilir.

"Ya Muhammed, ya Ali!
Sen göster doğru yolu
Doğru yoldan ayrılmam
İmam benim gardaşım
Kur'an benim yoldaşım
Akkayada gezerken
Gökten bir beşik düştü
İçinde Halil İbrahim oldu
Ninni dedim yatırdım
Allah dedim kaldırdım
Cennetine gönderdim
Cennetinde bir kaşık
İçinde bal bulaşık
Onu yiyen dervişler
Kara kara olmuşlar
Hakk yoluna durmuşlar
Hakk yolunda bir kuyu
İçinde zemzem suyu
Eğildim su içmeye
Kanatlandım Uçmak'a
Hurilerin peçesi
Bugün cuma gecesi
Ihtırdılar deveyi
Bindirdiler Ali'yi
Ali kitap getirdi
Cümlesine selavat getirdi"


Anneannem Hazel'e ve komşumuz Ali dedeme bin rahmetle...

Uzlaşı

Tüm ağıtlar yakıldı. İsli kazanlarda goncasıyla gülüyle Bilinmez zamandır dolaşık düğümüyle Dini imanı olmayan bayramları hariç tutup Kandil...